|
KOBİ'LER
İÇİN BASEL 2 UZLAŞISI:
GELECEKTE KOBİ'LER İÇİN
FİNANSMAN KAYNAKLARINA
ERİŞİM :
KOBİ'ler,
dinamik bir ekonominin
oluşturulmasında ve yeni
istihdam fırsatlarının
yaratılmasında önemli
bir rol oynamaktadır.
Yapılan pek çok ulusal
ve sınır ötesi anket,
"Finansmana
Erişim"
konusunun KOBİ'lerin en
önemli sıkıntısı
olduğunu gösteriyor.
1. BASEL-II NEDİR?
-
Yeni Basel Sermaye
Uzlaşısı (Basel-II),
bankaların sermaye
yeterliliklerinin
ölçülmesine ve
değerlendirilmesine
ilişkin olarak Basel
Bankacılık Denetim
Komitesi tarafından
yayımlanan ve yakın
tarihte birçok ülkede
yürürlüğe girmesi
beklenen standartlar
bütünüdür. Basel
Bankacılık Denetim
Komitesi,
Isviçre'nin Basel
kentinde yerleşik
Uluslararası Takas
Bankası (Bank for
International
Settlements - BIS)
bünyesinde faaliyet
gösteren, gelişmiş
ülkelerin merkez
bankaları ve bankacılık
denetim otoritelerinden
yetkililerin katılımıyla
oluşturulan ve
bankacılık konusunda
istişari mahiyetli
olarak uluslararası
standartları yayımlayan
komitedir.
- Basel-II
bankalarda etkin risk
yönetimini ve piyasa
disiplinini geliştirmek,
sermaye yeterliliği
ölçümlerinin etkinliğini
artırmak ve bu sayede
sağlam ve etkin bir
bankacılık sistemi
oluşturmak ve finansal
istikrara katkıda
bulunmak için sunulmuş
önemli bir fırsattır.
- Basel-II
içerisinde sermaye
yükümlülüğünün nasıl
hesaplanacağı, maruz
kalınan risklerin nasıl
yönetileceği, sermaye
yeterliliğinin nasıl
değerlendirileceği ve
nasıl kamuya
açıklanacağına ilişkin
hükümler mevcuttur.
- Basel-II
içerisinde risk ölçümüne
ilişkin olarak basit
aritmetiğe dayalı
standart yöntemler ile
kredi, piyasa ve
operasyonel riske
ilişkin
istatistiki/matematiksel
risk ölçüm metotlarını
içeren yöntemler
bulunmaktadır.
- Basel-II
süreci aslında risk
yönetimine ilişkin son
yıllarda gözlemlenen
gelişmelerin bir devamı
niteliğindedir ve
gelişmiş ülkelerde
sektör standardı olarak
yürütülen uygulamalar
Basel-II ile birlikte
mevzuat şekline
dönüşmüştür.
2.
BASEL-II'NİN ORTAYA
ÇIKIŞ SÜRECİ NASİL
GELİŞMİŞTİR?
Gelişmiş ülkelerin
merkez bankaları ve
bankacılık denetim
otoritelerinden
yetkililerin katılımıyla
oluşturulan Basel
Bankacılık Denetim
Komitesi, 1988 yılında
farklı ülkelerde
uygulanan sermaye
yeterliliği hesaplama
yöntemlerini
birbirleriyle uyumlu
hale getirmek ve bu
konuda uluslararası
platformda geçerli
olacak asgari bir sektör
standardı oluşturmak
amacıyla Basel-I olarak
adlandırılan Sermaye
Yeterliliği Uzlaşısını
yayımlamıştır. Söz
konusu Uzlaşı, başta
G-10 ülkeleri olmak
üzere birçok ülke
denetim otoritesince
kabul görmüş olup, şu an
itibariyle 100'den fazla
ülke, sermaye
yeterliliği hesaplama
yöntemlerini Basel-I'i
temel alarak oluşturmuş
durumdadır.
Bir takım
dezavantajlar taşımasına
rağmen şu an için
uluslararası bir sektör
standardı haline gelmiş
olan Basel-I'i temel
alan bir sermaye
yeterliliği ölçüm
yöntemi, 1989'da
yayımlanan ve üç yıllık
bir geçiş sürecini de
içeren düzenleme ile
ülkemizde de uygulanmaya
başlanmıştır.
Sadece
kredi risklerini
dikkate alan Basel-I'in
yayımlanmasının
ardından, bankaların
finansal yapılarında
piyasa risklerinin de
oldukça önemli bir rol
üstlendiği hususunun
daha iyi anlaşılması ve
sektörde ortaya çıkan
gelişmeler paralelinde,
Basel Bankacılık Denetim
Komitesi tarafından
piyasa risklerinin
sermaye yeterliliğine
dahil edilmesini içeren
bir doküman üç yıllık
bir çalışma neticesinde
son hali verilerek 1996
yılında yayımlanmıştır.
Bu
çerçevede ülkemizde de
ilk olarak Şubat 2001
tarihinde yürürlüge
giren Bankaların Sermaye
Yeterliliğinin
Ölçülmesine ve
Değerlendirilmesine
Ilişkin Yönetmelik ile
piyasa riskleri
de ilk olarak sermaye
yeterliliği ölçümlerine
dahil edilmiştir.
Basel
Komitesi, finansal
piyasalarda meydana
gelen gelişmeleri ve
Basel-I'in sermaye
yeterliliği ölçümüne
ilişkin eksikliklerini
dikkate alarak Haziran
1999'da Yeni Basel
Sermaye Yeterliliği
Uzlaşısına
(Basel-II) ilişkin
ilk istişari metni
yayımlamıştır. Ardından
2001 yılı başında ikinci
istişari metin Nisan
2003'te ise üçüncü
istişari metin yayımlanmıştır.
Söz konusu istişari
metinler, gerek ülke
denetim otoritelerinden
gerekse bankalar ve
diger ilgililerden
alınan yorumlar
çerçevesinde revize
edilerek yenilenmiş ve
Basel-II'ye
ilişkin nihai metin
Haziran 2004'te
yayımlanmıştır.
3.
BASEL-II'NİN BASEL-I'DEN
FARKI NEDİR?
- Basel-I'de yer alan,
kredi riski açısından
sermaye yükümlülüğünün
OECD ülkesi olup olmama
kriterine göre
belirlenmesi prensibine
dayanan "kulüp kuralı
(club rule)" Basel-II
ile birlikte
kaldırılmaktadır.
-
Basel-II'de kredi riski,
krediyi alan tarafların
derecelendirme notlarına
göre belirlenmektedir.
Basel-II'de yer alan
bazı yöntemler bağımsız
derecelendirme
şirketleri (ör.
Standard&Poors, Fitch,
Moodys, vb) tarafından
verilen derecelendirme
notlarını kullanırken,
bazı ileri yöntemlerde
-bankacılık denetim
otoritesi iznine tabi
olmak üzere- bankaların
kendi
değerlendirmelerine
dayanarak verdikleri
derecelendirme notları
dikkate alınmaktadır.
-
Basel-I'de sadece kredi
ve piyasa riskleri için
sermaye zorunluluğu
bulunmaktadır.
Basel-II'de ise bu
risklere ilaveten
operasyonel risk
sermaye yükümlülüğü de
eklenmiştir. Basel-II'de
operasyonel risk,
yetersiz veya aksayan iç
süreçler, insanlar ya da
sistemler ya da harici
olaylar sonucu ortaya
çıkan zarar riski olarak
tanımlanmakta (örneğin
zimmet, deprem, bilgi
işlem arızası sonucu
ortaya çıkan zararlar)
ve bankalardan bu
riskleri için de sermaye
bulundurmaları
istenmektedir.
-
Basel-II içerisinde
bankaların sermaye
yeterliliklerini
kendilerinin
değerlendirmesi
istenmekte ve hem
sermaye yeterliliği hem
de bankanın kendisini
değerlendirme sürecinin
bankacılık denetim
otoritesi tarafından
denetlenmesi ve
değerlendirilmesi
istenmektedir.
-
Basel-II kapsamında
sermaye yeterliliğine
ilişkin olarak
Basel-II'ye özgü detaylı
bilgilerin kamuya
açıklanması zorunluluğu
getirilmektedir. Bu
husus Basel-I'de yer
almamaktadır.
4.
BASEL-II'NİN AVRUPA
BİRLİĞİ SÜRECİNDEKİ YERİ
NEDİR?
- Avrupa Birliği,
Basel-II hükümlerini
2007 yılında
tüm bankaları ve menkul
kıymet şirketleri için
uygulamayı
planlamaktadır.
-
Basel-II'ye hazırlık
süreci Avrupa Birliği
normlarına uyum
çerçevesinde de ele
alınmak durumundadır.
Basel-II'ye uyum dolaylı
olarak Avrupa Birliği
standartlarına da uyumu
sağlayacaktır.
5. BASEL-II
ÜLKEMİZ İÇİN FAYDALI MI
YOKSA ZARARLI MIDIR?
- Olumlu ve olumsuz
etkileri birlikte
değerlendirildiğinde
Basel-II ülkemiz
açısından daha sağlam ve
daha etkin bir
bankacılık sistemi için
sunulmuş bir fırsat
olarak görülmektedir.
Esasen, uluslararası
düzeyde yapılan çeşitli
anket sonuçlarına göre
yüzden fazla ülkenin
Basel-II'yi uygulamaya
hazırlandığı görülmekte
ve bu çerçevede
Basel-II'nin kısa süre
içerisinde yaygın
uygulama alanı bulması
beklenmektedir. Bu husus
dikkate alındığında,
Basel-II hükümlerini
uygulamamanın, Basel-II
ile ortaya çıkması
muhtemel olumsuz
etkileri ortadan
kaldırmayacağı, aksine
Basel-II'ye makul bir
sürede geçmemenin ilave
bir takım maliyetleri
olabileceği
değerlendirilmektedir.
- Genelde
risk yönetimi
tekniklerinin gelişmesi
özelde de Basel-II ile
beklenen başlıca
faydalar şunlardır:
- o
Bankalarda risk
yönetiminin
etkinliğinin artması
- o
Bankaların aracılık
fonksiyonlarını daha
etkin biçimde yerine
getirmesi
- o
Bankaların sermaye
düzeylerinin maruz
kaldıkları risklere
paralel olması
- o
Bankalar tarafından
kamuya açıklanacak
bilgiler
aracılığıyla piyasa
disiplininin artması
- o
Bankaların
müşterileri
konumundaki
şirketlerin kurumsal
yönetişim
yapılarında iyileşme
- Basel-II, teknik
seviyesinin yüksek
olması sebebiyle insan
kaynağına ve bilgi işlem
alt yapı unsurlarına
önemli düzeyde yatırım
yapılmasını da
gerektirmektedir.
-
Basel-II ile birlikte
ortaya çıkacak etkilerin
bir kısmı, ülkemiz
bankalarının Basel-II
kurallarına tabi tutulup
tutulmamasından bağımsız
olarak ortaya
çıkabilecektir. Örneğin,
ülkemiz Hazinesine veya
bankalarımıza fon
sağlayıcısı konumunda
olan veya bankalarımız
ile işlem yapan yabancı
bankaların Basel-II
kurallarına tabi olması,
Basel-II'nin bir takım
sonuçlarının ortaya
çıkması için yeterli
olacaktır.
-
Bankacılık Düzenleme ve
Denetleme Kurumu (BDDK)
Basel-II ile birlikte
ortaya çıkabilecek
olumsuzlukların asgariye
indirilmesi için çeşitli
çalışmalar yapmakta ve
kararlar almaktadır
(Basel-II içerisinde
ülke denetim
otoritelerinin tercihine
bırakılan sınırlı
sayıdaki alanda ulusal
inisiyatiflerin ne yönde
kullanılacağı hususu bu
ilke çerçevesinde
değerlendirilmektedir).
6.
BASEL-II'NİN REEL SEKTÖR
İLE İLİŞKİSİ NEDİR?
- Bankalarda risk
yönetimi kültürünün daha
da gelişmesinin, dolaylı
olarak, bankaların
müşterisi konumunda olan
reel sektör firmalarını
da etkileyecek olması
aşikardır. Basel-II risk
yönetiminde ortaya çıkan
gelişmelerin devamı
olarak bu süreci daha da
pekiştirecektir. Esasen
bilançoları şeffaf
olmayan ve yeterince
kurumsallaşmamış reel
sektör firmalarının
bankalarla
yaşayabilecekleri
sorunlar, Basel-II
uygulamasından bağımsız
olarak, uluslararası
standartlara
yükseltilmesi zarureti
bulunan risk yönetimi
uygulamalarının da doğal
ve zaruri bir sonucu
olarak görülmelidir.
-
Basel-II, derecelendirme
notu bulunmayan
şirketler için mevcut
duruma herhangi bir
değişiklik
getirmemektedir. Ancak,
Basel-II ile birlikte
yüksek derecelendirme
notuna sahip şirketler
diğerlerine göre daha
avantajlı konuma
geçecektir.
- Bu
hususun, şirketlerde
kurumsal yönetişimin
artması ve
kayıtdışılığın azalması
yönünde doğal bir teşvik
mekanizması oluşturması
beklenmektedir.
7. TÜRK
BANKACILIK SİSTEMİ
BASEL-II'YE HAZIR MI?
- Türk bankacılık
sektörü şu an itibariyle
tam olarak Basel-II'ye
hazır olmamakla birlikte
Basel-II'nin
uygulanabilmesi yolunda
önemli mesafe
kaydedilmiştir ve mevcut
eksikliklerin
giderilmesi ve olası
sorunların aşılması
yönündeki çalışmalar
devam etmektedir.
- BDDK bu
konuda bankalar ve diğer
ilgili taraflar ile
yakın işbirliği
içerisinde çalışmalarını
devam ettirmektedir.
- BDDK,
Basel-II'yi uyulması
gerekli şekli bir
düzenleme ve bir
hesaplama aracı olarak
değil, bankaların
risklerini daha iyi
yönetmelerini sağlamaya
yönelik bir stratejinin
temel yapıtaşı olarak
görmektedir.
|
8. BASEL II'NİN
KOBİ'LER İÇİN
ANLAMI :
|
Basel
II'nin etkisinin KOBİ
sektörü için finansman
olarak daha geniş bir
bağlamda ele alınması
gerekmektedir.
KOBİ'lerin dinamik bir
ekonominin
oluşturulmasında ve hem
AB'de hem de diğer MAP
ülkelerinde özellikle
yeni istihdam
yaratılmasında önemli
bir rol oynadıkları
yaygın olarak kabul
edilmektedir.
Ancak, bankalar mali
değerlendirme için
KOBİ'lere genel kabul
gören uluslararası
standartları
uyguladığında KOBİ'ler
sermaye yetersizliğine
sahip gözükmekte ve
borçlanma finansmanı
bulma ve risk sermayesi
ya da ikinci derecede
borç elde etme konusunda
ciddi sorunlarla karşı
karşıyadır.
Basel II Uyumu,
bankaların sermaye
tahsisini bankanın kredi
verme riski
özellikleriyle
uyumlandırmayı
amaçladığından, KOBİ
sektöründe yeni
düzenlemelerin borçlanma
maliyetini artıracağı
hatta karşılanması daha
da zor engel kriterleri
getireceği hatta bazı
piyasalarda KOBİ
sekörüne tanınan kredi
kolaylıklarında indirime
neden olacağı yolunda
endişeler var.
|
9. BASEL II
KAPSAMINDA
BANKALAR
KOBİ'LERİ NASIL
YENİDEN
DEĞERLENDİRECEK
:
|
Bankaların KOBİ'leri
nasıl yeniden
değerlendireceği
konusundaki
değişiklikler arasında:
-
İç
Derecelendirmeye
Dayalı Yaklaşım
(Internal
Ratings Based
Approach)
kullanan
bankaların 50
milyon €'ya
kadar yıllık
cirosu olan
KOBİ'lere kredi
vermek için daha
düşük bir
sermaye şartı
uygulamasına
izin verilecek.
-
Küçük
işletmelere
kredi verme
işini havuz
bazında
gruplandıran ve
yöneten bankalar
bu varlıklara
perakende kredi
satışı olarak
değerlendirebilecek
ve böylelikle
tercihli bir
risk-ağırlık
eğrisinden
faydalanabilecekler.
-
Hali hazırdaki
düzenlemelere
göre daha geniş
çaplı senet ve
garanti
seçeneğine izin
verilecek, bu
sayede
bankaların bu
türden teminatlı
kredilerde
tahsis edilmesi
gereken sermaye
miktarını
düşürmesine
imkan tanınacak.
Bu durum,
özellikle KOBİ
kredi sektörüyle
doğrudan
ilişkilidir.
|
10. KOBİ'LERİN
FİNANSMANA
ERİŞİMİ NASIL
İYİLEŞTİRİLEBİLİR?
|
KOBİ'lerin bankaları
kabul edilebilir bir
risk aldıklarına ve
dolayısıyla kendilerine
verilen finansman
üzerinden makul bir geri
ödeme yapacaklarına ikna
etmeleri gerekmektedir.
Basel II, iç risk
değerlendirmesi için
gelişmiş kredi
derecelendirme araçları
sunar. KOBİ'lerin yeni
kredi derecelendirme
sistemine uygun olarak
finansmana erişimlerini
artırmak amacıyla mevcut
yaklaşımlarını gözden
geçirmeleri
gerekmektedir.
İç derecelendirme
yaklaşımını kullanan
bankaların, KOBİ'ler
dahil kurumsal
müşterilerinden daha
fazla bilgi ve açıklama
almaları gerekecektir;
bu müşterilerin bu
bilgilere neden ihtiyaç
duyulduğunu ve yeni
şartlara uymak için
nasıl hazırlık
yapabileceklerini
anlamaları önemlidir.
BASEL II
STANDART YÖNTEM
Yıllık
toplam satış cirosu
EUR.50.000.000.-'yu
geçmeyen firmalar
-
PERAKENDE/KURUMSAL
FİRMA TANIMI
Bir
bankadaki toplam
kredisi(nakit +
gayrinakit)
EUR.1.000.000.- altında
olan firmalar "Perakende
Portföy" bu tutarın
üzerinde olan firmalar
"Kurumsal Portföy"
kapsamında
değerlendirilecektir.
|
Risk Dereceleri
|
AAA
|
A+
|
BBB+
|
BB-
|
derecelendirilmemiş
|
|
AA-
|
A-
|
BB-
|
Ve altı
|
|
Kurumsal
|
20% |
50% |
100%
|
150%
|
100%
|
|
|
Risk Ağırlığı
|
|
Perakende
|
75% |
BASEL II
GELİŞMİŞ YÖNTEM
İki ana
unsura dayalı olarak
belirlenen
derecelendirme notu
(rating) bankaya bu
firmaya verilecek
kredinin taşıdığı riski
gösterecek ve bankanın
bu işlem sonucu tutması
gereken sermayenin
belirlenmesinde veri
olarak
değerlendirilecektir.
1 -
Kredi Kullananın Risk
Seviyesi,
- n
Finansal Veriler
(bilanço, gelir
tablosu vb.)
- n
Niteliksel Faktörler
(yönetici ve
ortakların geçmişi,
yönetim ve
organizasyon yapısı,
iş becerisi, Pazar
payı,
ithalat-ihracat,
ürün/hizmet
gelişimi, mevcut
işkolundaki faaliyet
süresi vb.)
2 - Kredi
İşleminin Risk Seviyesi,
-
İşlemin türü,
-
Teminatı,
-
Vade,
-
Para birimi
BASEL II
FİYATLAMA
-
Firmanın risk
ağırlığı yükseldikçe
(yada derecelendirme
notu düştükçe)
-
Banka hem daha çok
risk alacak ,hem
karşılık olarak daha
çok sermaye tutacak
-
Daha çok kaynağını
getiriden mahrum
bırakacak,
Bu
durum fiyatlamayı
etkileyecektir.
BASEL II
TEMİNAT
Standart Yöntem
uygulaması sırasında
tercih edilecek
teminatların aşağıdaki
gibi olacağı
görülmektedir;
-
- Nakit, Mevduat
veya Mevduat
Sertifikası,
-
- Altın,
-
- Borçlanma
Senetleri (borçlunun
ratingine göre)
-
- Ana Endeksdeki
(İMKB 100) Hisse
Senetleri,
-
- Yatırım fonları,
-
- Ana endeks
dışında, fakat
düzenlenmiş
piyasalarda işlem
gören senetler,
-
- Ana endeks
dışında, fakat
düzenlenmiş
piyasalarda işlem
gören senetleri de
barındıran fonlar,
-
- Taşınmaz mal
ipoteği (ipotek
karşılığı kredinin
şartları ipoteğin
ikamet amaçlı veya
ticari amaçlı bir
mülk üzerinde
olmasına göre
değişmektedir.)
Teminat konusunda,
ülkemizde kredi teminatı
olarak ağırlıklı tercih
edilen;
-
- ortak kefaleti,
-
- grup firmaları
kefaleti,
-
- müşteri çek ve
senetleri
Basel
II'de risk azaltıcı
teminat olarak yer
almamaktadır.
HAZIRLAYAN
MEHMET
ZEKİ AYDUK
BİRLİK KREDİ FİNANS VE
SİNERJİ ODAĞI BİRİMİ
SORUMLUSU |